Menopoz: En az 12 aylık adetsiz bir dönemin takip ettiği veya her iki overin (yumurtalığın) cerrahi olarak çıkarıldığı veya harap edildiği zamandan önce görülen son adettir.

Perimenopoz: Doğal menopoza girmeden hemen önceki dönemde görülen, değişikliklerin başladığı geçiş dönemidir ve menopozdan sonraki 1 yılı kapsar.

Oluşturulan Menopoz: Overleri ortadan kaldıran veya overlere ciddi olarak hasar veren tıbbi tedaviler veya cerrahi bir müdahale sonucu ortaya çıkan menopozdur.

Prematür (Erken) Menopoz: 40 yaş ve öncesinde görülen menopoz.

Postmenopoz: Menopoz sonrasındaki yıllar.

Menopozun Fizyolojisi

Yumurtalık folliküllerinin kaybı, yumurtalık hormon üretiminde  azalmaya yol açar ve bu durum da adetin kesilmesi ve çocuk sahibi olma yeteneğinin kaybıyla sonuçlanır.

  • FSH  yükselir
  • Kilo alımı, deri ve saç değişiklikleri vajinal kuruluk, kemik kaybı gibi vücut değişiklikleri görülür.

Menopoz Tedavisinde Amaç

Hastalık veya Koşullar

  • Menopoza bağlı şikayetler (Ateş basması, terleme, çarpıntı, uyku bozukluğu, dikkat dağınıklığı, cinsel isteksizlik)
  • Postmenopozal kadınlarda oluşan vazomotor semptomlar(ateş basmaları)  ,vaginal atrofinin tedavisi ,ve osteoporozun önlenmesi yada tedavisinde kullanılmaktadır

Müdahaleler ve Önemli Pratikler

  • Kadının kar-zarar profiline göre tedavinin bireyselleştirilmesi ve tedavinin:
    • Hormon tedavisi (HT) formülleri
    • Veriliş yolları
    • Tedavinin zamanlaması
  • Estrojen tedavisi (ET) ve estrojen-progesteron tedavisinin (EPT) kullanım süreleri
  • Vulvar ve vaginal kuruluğu olan kadınlarda ET
  • Erken menopozlu kadınlarda HT
  • Transdermal (cilde yapıştırılan) ve düşük-doz oral estrogen verilmesiyle ilişkili yararların önemi

Major Öneriler

Sonuçlar ve Öneriler

  • Hormon tedavisinin (HT) kullanımında tedavinin bireyselleştirilmesi kilit öneme sahiptir. Kadının sağlığını, yaşam önceliklerinin kalitesini ve bunlar kadar venöz tromboz riski, koroner arter hastalığı (KAH) riski, inme ve meme kanseri gibi kişisel risklere göre tedavi bireyselleştirilmelidir.
  • Tedavi için önerilen süre kombine estrojen-progesteron tedavisi (EPT) ve estrojen tedavisi (ET) için değişiklik göstermektedir. EPT için kullanım süresi, 5 yıllık kullanımla gelen artmış meme kanseri riski ve artmış meme kanseri mortalitesi ile sınırlanmış iken, ET ortalama 7 yıllık kullanımda ve 4 yıllık takip sürecinde daha avantajlı bir kar-zarar profiline sahiptir ve bu durum ET’ nin kullanım süresinde daha fazla esnekliğe olanak sağlamaktadır.
  • ET vulvar ve vajinal kuruluk belirtilerinin en etkin tedavisidir. Sadece vajinal şikayetlerinin var olduğu durumlarda düşük doz, lokal vajinal ET önerilmektedir. 
  • HT için uygun olan ve prematür veya erken menopoza giren kadınlar en az ortalama doğal menopoz yaşına (51 yaş) gelinceye kadar HT’ ni kullanabilirler. Daha uzun kullanım, şikayetlerin yönetimi için düşünülebilir.
  • Hem transdermal hem düşük doz oral estrojen standart dozdaki oral estrojene göre venöz tromboemboli ve inme riski ile daha az ilişkilidir.

Özet

  • WHI ve EPT çalışmasının ilk sonuçlarının basılmasından sonraki 10 yıl içinde birçok yeni bilgiye ulaşıldı. Farklı HT formülasyonlarının, farklı kullanım yollarının ve farklı uygulama zamanının farklı etkiler yarattığını gösteren birçok kanıt toplanmış durumda. Bireysel bir kar-zarar profili oluşturmak herhangi bir HT formülasyonunu kullanmayı düşünen her kadın için gereklidir. Bir kadının HT kullanma isteği kişisel durumuna, özellikle menopozal şikayetlerinin şiddetine ve bu şikayetlerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisine bağlı olarak değişecektir. 50-59 yaşları arasındaki genç menopozdaki sağlıklı bir kadın için HT kullanımı ile ilgili belirtilmesi gereken mutlak riskler düşüktür. Buna karşın, uzun dönem HT kullanımı ve ileri yaşta HT başlanması çok daha büyük riskler ile ilişkilidir.
  • ET ve EPT için önerilen kullanım süreleri farklıdır. ET’ nin daha avantajlı bir güvenlik profili olduğu için yan etkilerin ve risk faktörlerinin yokluğunda daha uzun süreli kullanım için düşünülebilir. Prematür menopozdaki kadınlar artmış osteoporoz ve belki kardiyovasküler riske sahiptirler ve genellikle bu kadınların ortalama yaşlarda menopoza giren kadınlara göre daha kuvvetli şikayetleri olmaktadır. Bundan dolayı, bu genç kadınlarda HT tedavisine ortalama menopoz yaşına kadar devam edilmesi ve bu yaşta tedavinin tekrar değerlendirilmesi önerilmektedir.

Menopoz Sonrası Kanama

Rahim kanseri (endometrium kanseri) özellikle yaşlı ve postmenopozal kadınların hastalığıdır. Menopozdan sonra oluşan bir vajinal kanama ya da lekelenme nedeniyle doktora başvurmak kanserin henüz erken evredeyken saptanmasını sağlayabilir. Vakaların %70’i 45-74 yaş arasındadır. Erken belirti vermesi nedeniyle %75’i başlangıç evrelerinde yakalanır. 5 yıllık yaşam şansı tüm evreler için ortalama %84 civarındadır, hastalık erken yakalandığında bu oran daha da yükselir.

Risk Faktörleri

  • 60 yaş üstünde olmak,
  • Şişmanlık (obesite)
  • Progesteron içermeyen, sadece estrogenleri içeren hormon ilaçlarının uzun süre kullanımı,
  • Adet kanamalarının küçük yaşlarda başlayıp ileri yaşlarda menopoza girilmesi,
  • Hiç doğum yapmamak ya da kısırlık öyküsü,
  • Kendisinde veya ailesinde kalın barsak kanseri veya endometrium kanseri öyküsünün varlığı,
  • Meme yada over kanseri öyküsü,
  • Over hastalıkları,
  • Tamoksifen (meme kanseri tedavisinde kullanılan bir hormon ilacı) kullanımı,
  • Diyabet (şeker hastalığı),
  • Hayvansal yağdan zengin beslenme,
  • Hipertansiyon (tansiyon yüksekliği),
  • Adet düzensizlikleridir.

Östrojen Replasman Tedavisi

Endometrium kanseri olan çoğu kadında erken belirtiler vardır.

Bu Belirtiler:

Anormal vajinal kanama, lekelenme veya akıntı: Menopozdaki kadınlarda özellikle önem taşır. Hala adet görmekte olan kadınlarda ise düzensiz adet kanamaları şeklindedir. Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış vajinal kanama şikayeti olan tüm kadınların rahim kanseri olma olasılığına karşı doktora başvurması gerekmektedir. Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında transvaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir. Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium saptanırsa kanser açısından değerlendirilmelidir. Kanlı olmayan vajinal akıntı da bir bulgu olabilir, endometrium kanserine bağlı akıntıları %10’u kanlı değildir.

  • İdrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı,
  • Pelvik bölgede ağrı veya kitle,
  • Yukarıdaki belirtilerin herhangi birinin varlığında jinekologa başvurulmalıdır.
if (CurrentPage.LanguageID == 1) { }